ISPARTA’YA NÜFUS TRANSFERİ
(=İÇ GÖÇ )
EĞİRDİR
Zeki TARHAN – ANKARA
BÖLÜM: 5
EĞİRDİR, NÜFUS KAYBINDA İKİNCİ SIRADA
Isparta İl Merkezinde %32,31’lik artış yaşanırken, ilçelerin 2007’de toplam 213.659 olan nüfusu, 2024 sonunda, 40.047 azalarak 173.615 olmuştu. İlçelerin 18 yıldaki nüfus kayıp oranı %18,74 oldu.
…Ve EĞİRDİR; 2007’de 39.064’ lük bir nüfusa sahipken bu nüfus, 2024’ e gelindiğinde 18 yılda, 9.011 azalarak 30. 053’e geriliyor ve %23,07 gibi büyük bir nüfus azalışıyla, SÜTÇÜLER’ den sonra ikinciliğe oturuyordu…
***
NEDEN / NİÇİN / NASIL?!!!
…Evet, bizlere düşen görev, bu olguyu sebep – sonuç ilişkileri bağlamında sorgulamak / irdelemek… Madem ki Devlet, Isparta’ yı ve Göller Bölgesini “Turizm Strateji Belgesi” nde EKO TURİZM BÖLGESİ olarak ilan etmiş, biz de Isparta’nın Nüfus Transferini (=İÇ GÖÇ) bu bağlamda ele alacağız…
***
Şehir Planlamacıların tanımlamasıyla; EĞİRDİR’ in bir düalist yapısı vardı. Yani; yarı şehirli yarı kırsal. Eğirdir’in “Bağlara göç” geleneği vardı. O zamanlar, Elma Bahçelerimiz yoktu, Üzüm bağlarımız vardı. Ve üzümün her çeşidini yetiştiriyorduk…Zirai mücadelede kullandığımız sadece iki girdi vardı: Kükürt ve Göktaş dediğimiz Bakır Sülfat.
…Ve bir zaman geldi, üzüm bağlarımızı yok edip, elma bahçelerine dönüştürdük!!! Tarımsal ilaçların neredeyse her çeşidini, bir sezonda 30 defayı geçen ilaçlamayla toprağımızı, gölümüzdeki su ürünlerimizi, pestisitlerle zehirleyerek yok ettik. Gölümüzü; ÖTROFİK bir Göle dönüştürdük ve vahşi sulamalarla vahşi kapitalizmin kucağına atarak kuruma sürecine soktuk!!! Ve böylece; EKO TURİZMİN GÖL TURİZMİ kolunu yok ettik!!!
***
Ne idi ürettiğimiz “Motto” lar?!!! Şunlardı:”Göl yoksa Isparta yok!!! / Göl yoksa Elma yok!!! Göl yoksa Turizm yok!!! Ve diğerleri… Göl Havzası yerleşimlerinden, Antalya’nın turizm beldelerinde ve işletmelerinde hizmet üreten insanlarımız vardı… Hısım – akrabalarını da taşımışlardı oralara…Ve yaratılan istihdamdan yararlanmışlardı…
Göl Havzasındaki Kırsal Yerleşim Birimlerinden Isparta Merkeze yoğun bir iç göç olgusunu yaşıyorduk… Isparta Merkezin yerlisi de, Metropolün arka bahçesinde yaşamaktansa, Metropol Merkezinde yaşamayı yeğliyor ve Antalya’ya göçüyordu. Eğirdir’ li ise; “GÖL mü Deniz mi” ikileminde iken, son tahlilde “Deniz” diyerek, Antalya’ya göçüyordu…
***
Çok güzel yaylalarımız vardı… Kekik kokulu Yaylalarımız… Antalya’dan göç ediyordu Koyunlarıyla, Develeriyle Yaylalarımıza… Antalya’nın kavurucu sıcağına dayanamıyordu Karakoyunlu Aşiretinin karakoyunları… Ve iç göçün ters köşesi de buydu galiba. Kekiklerimizi, Antalya ve Sütçüler ile paylaşmakta, kimi zaman ihtilaflar çıksa da, TOROS KÜLTÜRÜ imdada yetişiyordu…
***
Eğirdir – Antalya arasında mekik dokuyan, hem Antalya’yı, hem Eğirdir’i ikamet olarak, yaşam merkezi olarak gören ve de kullanan Eğirdir’lileri de nüfus transferinde dikkate almak zorundaydık… Isparta Merkezdeki kırsal kesim yoğunluğu da, demografik yapıda önemli bir gösterge idi iç göç bağlamında.
Eğirdir’ den Isparta Merkeze göç olgusunda; Fakültenin Kampüse taşınmasında önemli bir etken olduğu da kesinlikle ıskalanmamalıydı.
YARIN: YALVAÇ