24/Ağustos/2016, 10:13 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

BAŞINA YAĞAN

BAŞINA YAĞAN

MUSA ERYİĞİT

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1161 kez okunmuştur

BAŞINA YAĞAN

Bayrağımıza karşı duyarlılığımın temelinde, Gönen Köyenstitüsü mezunu ilkokul öğretmenimiz rahmetli Mehmet Hilmi Öcal’ın biz öğrencilerine söylemiş olduğu şu sözlerin olduğuna eminim: “Bir yerde bayrak töreni yapılırken yönünüzü bayrağın olduğu yöne dönerek hazırola geçin. İstiklâl Marşı’na eşlik edin. Gönderde çekili bayrağın bulunduğu yerden geçerken de başınızla bayrağı selamlayın. Bayrağı yerde görürseniz kaldırın.”

 

İlkokulda Atatürk’ü tanıdım. 10 Kasımlar’da oyun oynamazdık. Ulusal yas günüydü. Atatürk’ün anısna saygıydı. O’nu anlatan yerli ve yabancı yazarlarla Atatürk’ü daha iyi tanıma fırsatı elde ettim. Fukara bir köylü çocuğunun öğretmen olmasındaki birinci faktörün, O’nun kurduğu Cumhuriyet olduğuna inanırım. İzmir’de merdivene serilen Yunan Bayrağı’nı kaldırtan, “Bayrak, temsil ettiği ulusun şerefidir”  O’dur.

 

15 Temmuz HAİNLİĞİNİN ardından Türkiye, Bayrak, Atatürk davasında hidayete erenleri, günah çıkaranları, gömlek değiştirenleri özgür basın-ekran sayesinde öğreniyorm. Kalkışma öncesinde “laiklik olmasa olmasa da olur” diyenlerin kalkışma sonrasında “laiklik olmadan olmaz” demelerine tanık oluyorum.  

 

Eğirdir’de toplu törenler için halkın, kamunun hizmetine sunulan yerler bulunmaktadır. Kervansaray Toplantı Salonu, bunlardan biridir. Geniş, rahat, kullanışlı bir yerdir. Bu salonda bir sahne bulunmaktdır. Sahnesinde de Türk Bayrağı ve Atatüürk Posteri asılıdır.

 

Kervansaray’a gittiğim iki ayrı düğün töreninde de aynı görüntülerle karşılaştım. Getirilen çelenkler, Türk Bayragı’nı ve Atatrük Posteri’ni kapatacak şekilde yerleştrilmişti. Birincisi, hain kalkışmadan önceydi. Düğün sahibini uyardım, çelenkleri bayrak ve posterin üzerinden alarak  yan tarafa bizzat koydum. Ben bunları yaparken “bir takım acayip bakışlar” olduğunu da gördüm.

 

Kalkışma sonrasında gittiğim diğer düğünde de aynı manzara vardı. Yemek masasında bulunanlara olumsuzluğu işaret ettim. Önceki gördüğüme deyindim. “Bunu yazmalıyım” dedim. Masada bulunanlar, “Boş ver, yazma” türünden korku ve umursamazlık anlatan cümleler bile harcadılar. Şunu içtenlikle belirtmeliyim ki, “tuzun bile kokmuş olduğu” bir dönemden geçerken Türk Ulusu bireylerinin bu tür duyarszılıklarına sessiz kalmayı kendime zincir ve işkence sayarım.

 

Şimdi soru  zamanı: “Bayrak ve poster burada sürekli asılı kalmalı mıdır? (Bence kalmalıdır.) Salonu kiralayana, görevliye Türk Bayrağı ve Atatürk Posteri konusunda duyarlı olmaları hatırlatılmalı mıdır? Çelenkten, çiçekten para kazanan esnaf, Napolyon’un sözünü rehber edinimenin yanında çelengi bırakırken duyarlı davranmalı mıdır?”

 

Türk Bayrağı’nı önemsiyorsan, öyle demokrasi nöbetlerinde eline almak, balkonuna asmak yetmez. 30 Ağustoslar’da, 29 Ekimler’de, 23 Nisanlar’da, 19 Mayıslar’da da balkonuna asacaksın. Biraz sonra  solacak bir çelengin onu kapatmasının yanlışlığını göreceksin, tepkini vereceksin. 

 

Atatrük’ü önemsiyorsan, hain bir kalkışmadan sonra sarıldığın gibi değil daima ona sarılacaksın. “Humeyniyi sevebilirim ama Atatürk’ü asla” diyenlere, kurtuluşu Kur’an yerine Menzil’de, dergâhta, cemaatte arayanlarla aranı soğuk tutacaksın.   

 

2009 yılı 10 Kasım’ında bir kaşka gazetenin aynı adlı köşesinde: “Atatürk düşmanlarının her zaman var olacağını hiç unutmayacağız” demiştim.  Şimde de şunu ekliyorum: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halkı, Türk Ulusu oılarak tanımlayan Atatürk’e düşmanlık onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk Bayrağı’na ve Türk Ulusu’na düşmanlıktır.”

 

Fransız tarihçi Jean Paul Roux, “2000 yıldır tarih sahnesinde yer alan Türklerin, ÖNEMSEMEMEK olumsuzluğundan” bahseder. Küresel sömürü/vahşi kapitalizm, emeline karşı gördüğü her değeri törpüler. Senin dostun değildir. insanların değerler aşınması karşısındaki duyarsızlığından yararlanmasını iyi bilir.

 

Türk Bayrağı’nın, Atatürk Posteri’nin üzerine saygısızca yerleştirilmiş çelenkleri önemsemiyorsan düşmana dolaylı yoldan hizmet ediyorsun. Türkiye’ye darbe, PKK, IŞİD benzeri pisliklerden başka neyin başına yağmasını bekliyorsun?


 Eğirdir Haber Akın Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Eğirdir Haber Akın Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

Copyright © 2010 Sinan Ofset Kuruluşudur.

Adres : Atatürk Caddesi No: 24 Eğirdir / Isparta [0 542 621 51 71]
Tel :0 246 311 46 75
Faks : 0 246 311 58 58
Bu site 0.048 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]